Goethe A1 Kelime Listesi: Sınavda Kaç Kelime Çıkıyor?

Sınav tarihi belli, hazırlanmaya başladınız ve kafanızda dönüp duran soru şu: bu iş ne zaman bitecek? Kaç kelime öğrenirsem “yeterli” demiş olacağım?

İyi haber: bu sorunun kesin bir cevabı var ve tahmin etmenize gerek yok. Goethe-Institut, A1 sınavında hangi kelimelerin çıkabileceğini resmî bir belgeyle yayımlıyor.

Listede yaklaşık 650 kelime var. Hepsi bu kadar. Sınavın kelime sınırı belli, sonu belli, bitirilebilir.

Aşağıda bu listenin içinde tam olarak ne olduğunu, hangi kelimeleri ne kadar derin bilmeniz gerektiğini ve listeyi gerçekten kafanıza yerleştirmek için ne yapmanız gerektiğini anlatıyorum. Baştan söyleyeyim: listeyi indirip okumak tek başına işe yaramıyor, sebebini de yazının ortasında somut olarak göreceksiniz.

Vize sürecinin tamamını merak ediyorsanız: Almanya Aile Birleşimi A1 Almanca Rehberi

Resmî liste nedir, nereden bulunur?

Goethe-Institut’un yayımladığı belgenin adı Wortliste. Start Deutsch 1 (yani A1) sınavı için hazırlanmış ve herkese açık, ücretsiz:

Goethe-Institut A1 Start Deutsch 1 Wortliste (PDF)

Belgenin kendi ifadesiyle listede circa 650 Wörter bulunuyor. “Circa” yani yaklaşık — bu, sınavda tek bir kelimenin bile listeden sapmayacağı anlamına gelmiyor, ama kelime dağarcığınızın çerçevesini net biçimde çiziyor.

Türkçe forumlarda dolaşan “A1 kelime listesi” PDF’lerinin çoğu bu belgenin kopyası ya da eksik bir alıntısı. Kaynağa gitmek her zaman daha iyi.

Listenin içinde ne var?

Belge iki ayrı bölümden oluşuyor ve bu ayrım çalışma planınızı doğrudan etkiliyor.

1. Tematik bölüm — 13 kelime grubu

Bunlar tek tek ezberlemeniz gereken, kapalı uçlu gruplar:

Sayılar (Zahlen) · Tarih (Datum) · Saat (Uhrzeit) · Zaman ifadeleri (Zeitmaße, Zeitangaben) · Haftanın günleri (Wochentage) · Günün bölümleri (Tageszeiten) · Ay adları (Monatsnamen) · Mevsimler (Jahreszeiten) · Para birimleri (Währungen) · Ölçü ve ağırlıklar (Maße und Gewichte) · Ülkeler ve milliyetler (Länder/Nationalitäten) · Renkler (Farben) · Yönler (Himmelsrichtungen)

Bu gruplar sınavda sürekli karşınıza çıkıyor. Konuşma bölümünde kendinizi tanıtırken ülke ve milliyet, dinleme bölümünde randevu saatleri ve tarihler, okuma bölümünde fiyatlar ve ölçüler… Bunları bilmiyorsanız soruyu anlamadığınız için değil, kelimeyi tanımadığınız için kaybediyorsunuz.

Buradan başlayın. Kapalı gruplar oldukları için hızlı bitiyorlar ve ilk günden somut ilerleme hissi veriyorlar — sınav stresindeyken bu his göründüğünden daha önemli.

2. Alfabetik bölüm

Listenin gövdesi burası. Her kelime, örnek cümlesiyle birlikte veriliyor ve isimler şu biçimde gösteriliyor:

der Vater, -äMein Vater ist Arbeiter. die Wohnung, -enDie Wohnung hat drei Zimmer.

Baştaki der/die/das kelimenin artikeli, sondaki ek ise çoğul hali. Yani liste size kelimeyi tek başına değil, dilbilgisel kimliğiyle birlikte veriyor. Bu detay önemli, birazdan neden olduğuna geleceğiz.

Kimsenin bahsetmediği bir ayrıntı

Listede sınav sorularını anlamanız için gereken kelimeler de var: Antwortbogen (cevap kâğıdı), ankreuzen (işaretlemek), ergänzen (tamamlamak), zuordnen (eşleştirmek), Lösungen (cevaplar).

Bunlar sınavda ölçülen kelimeler değil, yönergelerde geçen kelimeler. Ve tam olarak burada çok insan puan kaybediyor: soruyu çözebilecek durumdasınız ama sizden ne istendiğini anlamıyorsunuz. Sınav salonunda “ankreuzen” ne demek diye düşünmek istemezsiniz.

Hepsini aynı derinlikte bilmeniz gerekmiyor

İşte hazırlık yükünüzü gerçekten hafifletecek kısım — ve Türkçe kaynakların neredeyse hiçbirinde geçmiyor.

Goethe’nin kendi belgesinde açıkça yazıyor: bu ~650 kelimenin yaklaşık yarısını aktif, kalanını pasif bilmeniz bekleniyor.

Aktif kelime, kendiniz kurabildiğiniz kelimedir. Yazma bölümünde cümle içinde kullanabiliyor, konuşurken aklınıza geliyorsa aktiftir.

Pasif kelime, tanıdığınız kelimedir. Metinde gördüğünüzde veya kayıtta duyduğunuzda “ha, bu şuydu” diyorsanız yeterli. Kendiniz üretmeniz beklenmiyor.

Bu ayrım pratikte şu anlama geliyor: 650 kelimenin tamamını kusursuz üretebilecek düzeye getirmek zorunda değilsiniz. Yaklaşık 325 kelimeyi gerçekten sahiplenmeniz, kalanını tanıyacak kadar bilmeniz yeterli.

Ama bir uyarı: hangi kelimenin hangi kutuya gireceğine dair resmî bir işaretleme yok. Bu ayrımı pratikte kendiniz yaparsınız — günlük hayatta kendinizi anlatırken kullanacağınız kelimeler (aile, meslek, ev, yiyecek, sayılar, saatler) aktif tarafa; daha nadir, daha spesifik kelimeler pasif tarafa gider.

Bu kelimeler sınavın neresinde işinize yarıyor?

Kelime çalışmasına ayırdığınız zamanın karşılığını nerede alacağınızı görmek için sınavın nasıl puanlandığına bakmak gerekiyor. Goethe’nin resmî uygulama yönergesine göre sınav dört bölümden oluşuyor:

BölümSüre
Hören (dinleme)~20 dakika
Lesen (okuma)25 dakika
Schreiben (yazma)20 dakika
Yazılı toplam65 dakika
Sprechen (konuşma)15 dakika
Sınav toplam80 dakika

Geçmek için 100 puan üzerinden en az 60 almanız gerekiyor.

Burada çoğu adayın bilmediği bir kural var: yazılı bölümden 35 puanın altında alan aday konuşma sınavına alınmıyor. Sebebi basit bir aritmetik — Goethe’nin belgesinde yazdığı gibi, konuşmadan tam puan alsanız bile 60’a ulaşmanız artık mümkün olmuyor. Bu da bize şunu söylüyor: notunuzun 75 puanı yazılı bölümden, 25 puanı konuşmadan geliyor.

Yani sınavın dörtte üçü Hören, Lesen ve Schreiben. Ve bu üçünün ortak noktası şu: kelime bilmiyorsanız hiçbirinde yapacak bir şey yok. Dinlemede duyduğunuz kelimeyi tanımanız, okumada metni çözmeniz, yazmada kelimeyi kendiniz üretmeniz gerekiyor.

Kelime çalışması sınav hazırlığının bir parçası değil, en büyük parçası.

(Konuşma bölümüyle ilgili küçük bir rahatlama: Sprechen tek başınıza değil, en fazla dört kişilik grup halinde ve toplam 15 dakika sürüyor. Üç kısımdan oluşuyor — kendinizi tanıtma, karttan çektiğiniz konu üzerine soru-cevap, ve nesne görselleriyle rica cümlesi kurma. Çoğu insanın hayal ettiği kadar korkutucu değil.)

📘 Bu 650 kelimeyi liste olarak değil, sistem olarak çalışın

Hi Almando destesi, Goethe A1 resmî kelime listesini kapsayan 667 karttan oluşuyor. Her kartta kelimenin görseli, seslendirmesi, örnek cümlesi ve Türkçe karşılığı var. Artikeller renk kodlu — der/die/das’ı kural ezberleyerek değil, görerek öğreniyorsunuz.

[İlk 20 kartı ücretsiz deneyin →] (kayıt gerekmez)

Listeyi indirmek neden yetmiyor

Şimdi işin can sıkıcı kısmına gelelim. PDF’i indirdiniz, açtınız, 650 kelime karşınızda. Bir hafta sonra kaçını hatırlayacaksınız?

Düz bir listeyle çalışmanın üç somut sorunu var.

1. Artikeller

Türkçede kelimelerin cinsiyeti yok. Bu yüzden der, die, das Türkçe konuşan biri için hiçbir sezgiye oturmuyor — ve mantıkla da çözülmüyor. Aynı odadaki üç eşya, üç farklı artikel alıyor:

der Tisch (masa) · die Tür (kapı) · das Fenster (pencere)

Anlamla ilgisi yok. Hatta das Mädchen (kız çocuğu) dilbilgisel olarak nötr — anlamına bakarak tahmin etmeye çalışırsanız yanılırsınız.

Artikeli yanlış bilmek sadece “küçük bir hata” değil: yazma bölümünde doğrudan puan kaybettiriyor, konuşmada da öyle. Ve kelimeyi artikelsiz ezberlerseniz, sonradan artikelini eklemek neredeyse baştan öğrenmek kadar zor oluyor. Kelimeyi ilk günden artikeliyle birlikte tek parça olarak öğrenin.

İşe yarayan birkaç güvenilir kural var, bunlar gerçekten istisnasıza yakın:

  • -ung, -heit, -keit, -schaft, -ion ile bitenler → die (die Wohnung, die Zeitung, die Information)
  • -chen, -lein ile bitenler → das (das Mädchen, das Brötchen)
  • Günler, aylar, mevsimler → der (der Montag, der Januar, der Sommer)

Bunlar listenin belki üçte birini kurtarır. Kalanı için kural aramayı bırakıp hafıza tekniğine geçmek gerekiyor — renk, görsel veya kelimeyi hep bir cümle içinde hatırlama gibi.

2. Telaffuz

Almanca yazıldığı gibi okunmuyor ve bu, dinleme bölümünde doğrudan puan kaybı demek. PDF’ten gözünüzle öğrendiğiniz kelimeyi kayıtta duyduğunuzda tanıyamıyorsunuz.

Türkçe konuşanların en çok takıldığı yerler:

Uzun-kısa ünlü farkı. Türkçede bu ayrım anlam değiştirmez, Almancada değiştirir:

Miete (kira) ≠ Mitte (orta) — ilkinde uzun i, ikincisinde kısa

ö ve ü. Türkçede bu sesler var, ama Almancadaki uzunluk farkı yok:

schon (zaten) ≠ schön (güzel)

ich-sesi ve ach-sesi. İkisi de “h” gibi yazılıyor ama farklı sesler:

ich (ben) — dilin ön tarafında, ince acht (sekiz) — gırtlağa yakın, kalın

Kelime sonundaki -er. Yazıldığı gibi okunmuyor, belirsiz bir “a” sesine yakın:

Vater (baba) → sondaki -er “er” değil

Bu seslerin hiçbirini okuyarak öğrenemezsiniz. Dinlemeniz ve tekrar etmeniz gerekiyor.

3. Unutma

Bir listeyi bir kez okumak birkaç gün içinde siliniyor. Bu bir irade meselesi değil, hafızanın nasıl çalıştığıyla ilgili — yeni bilgi tekrarlanmazsa hızla soluyor.

Çözüm, kelimeyi tam unutmaya başladığınız anda tekrar karşınıza çıkarmak. Bir kelimeyi bugün, üç gün sonra, bir hafta sonra, üç hafta sonra gördüğünüzde kalıcı hale geliyor. Buna aralıklı tekrar deniyor ve dil öğrenmede etkisi en çok doğrulanmış yöntemlerden biri.

Pratikte bunu kâğıt üstünde takip etmek çok zor — hangi kelimeyi ne zaman tekrar etmeniz gerektiğini elle hesaplamanız gerekir. Bu yüzden kart sistemleri işe yarıyor: hangi kelimeyi ne zaman göreceğinize kendiniz karar vermek zorunda kalmıyorsunuz.

8 haftalık çalışma planı

Aşağıdaki plan 667 kelimeyi altı haftaya yayıp son iki haftayı tekrara ve sınav formatına ayırıyor. Günde yaklaşık 16 yeni kelime + o güne düşen tekrarlar demek — yaklaşık 20-30 dakika.

Süreniz daha kısaysa planı sıkıştırabilirsiniz, ama günlük kelime sayısını 25’in üstüne çıkarmanızı önermem. O noktadan sonra ezberlediğinizi sandığınız kelimeler ertesi hafta buharlaşıyor.

HaftaOdakNeyi bitirmiş olmalısınız
1Tematik gruplar: sayılar, tarih, saat, günler, aylar, mevsimlerBir tarihi ve saati duyunca anlıyor, söyleyebiliyorsunuz
2Tematik gruplar: ülkeler, milliyetler, renkler, ölçüler, para birimleri + kendini tanıtma kelimeleriSprechen Teil 1’i (kendinizi tanıtma) baştan sona yapabiliyorsunuz
3Aile, ev, eşyalar — artikellere odaklanarakÖğrendiğiniz isimlerin artikelini düşünmeden söylüyorsunuz
4Yiyecek-içecek, alışveriş, fiyatlarSprechen Teil 2’deki kart konularını konuşabiliyorsunuz
5İş, meslek, günlük rutin, ulaşımBasit bir günlük programı anlatabiliyorsunuz
6Sağlık, randevu, resmî işlemler + sınav yönerge kelimeleri (ankreuzen, ergänzen, zuordnen)Sınav yönergelerini sözlüksüz anlıyorsunuz
7Tam tekrar — özellikle zayıf kaldığınız kelimelerListenin tamamını en az bir kez daha görmüş oluyorsunuz
8Deneme sınavı + eksik kapatmaDeneme sınavında 60 puan barajını geçiyorsunuz

Goethe’nin ücretsiz örnek sınavlarını (Modellsatz, Übungssatz) 8. haftadan önce açmayın. Erken açarsanız hem gerçek bir ölçüm yapamazsınız hem de elinizde deneme materyali kalmaz.

Haftalık kontrol: gerçekten öğrendiniz mi?

Kelimeye bakıp “biliyorum” demek yanıltıcı. Gerçek testi şu: Türkçe karşılığını görün, Almancasını artikeliyle birlikte, sesli olarak söyleyin. Duraksadıysanız o kelime henüz bitmemiştir.

📗 Planı uygulayacağınız materyal hazır

Yukarıdaki sekiz haftanın her satırı Hi Almando destesindeki kartlarla çalışılabilir: Goethe A1 resmî kelime listesini kapsayan 667 kart, görselli ve seslendirilmiş, artikelleri renk kodlu.

Tek seferlik ödeme, ömür boyu erişim. Abonelik yok, yenileme yok. Yaramazsa 7 gün içinde koşulsuz iade.

[Desteye ömür boyu eriş →]

Kararsızsanız önce 20 kartlık ücretsiz demoyu deneyin.

Sık sorulan sorular

Goethe A1 sınavı için kaç kelime bilmek gerekir?

Goethe-Institut’un resmî Start Deutsch 1 kelime listesinde yaklaşık 650 kelime var. Bunların yaklaşık yarısını aktif (kendiniz cümle içinde kurabilecek düzeyde), kalanını pasif (duyduğunuzda veya okuduğunuzda tanıyacak düzeyde) bilmeniz bekleniyor.

Sınavda listede olmayan kelime çıkar mı?

Liste sınavın kelime çerçevesini çiziyor ama Goethe belgeyi “yaklaşık 650 kelime” diye tanımlıyor. Tanımadığınız bir iki kelimeyle karşılaşabilirsiniz — bu normal ve sınavı geçmenize engel değil. Sorular tek bir kelimeyi bilmenize bağlı kurgulanmıyor.

Goethe A1 sınavının geçme notu kaçtır?

100 puan üzerinden en az 60 puan. Puanlama toplam üzerinden yapıldığı için güçlü olduğunuz bölüm zayıf kaldığınız bölümü dengeleyebilir. Ancak yazılı bölümden 35 puanın altında kalırsanız konuşma sınavına alınmıyorsunuz.

Sadece kelime çalışarak sınavı geçebilir miyim?

Hayır. Kelime, sınavın en büyük ve en çok zaman alan parçası ama tek parçası değil. Yazma bölümü için basit cümle kalıplarını, konuşma bölümü için de pratik yapmanız gerekiyor. Kelime tarafını halletmek diğer ikisini çok daha kolay hale getiriyor — çünkü cümle kurmaya çalışırken kelime aramakla uğraşmıyorsunuz.

Kaç ayda hazır olurum?

Sıfırdan başlıyorsanız ve günde 20-30 dakika düzenli çalışıyorsanız 2-3 ay gerçekçi bir aralık. Bu sizin önceki dil deneyiminize ve ne kadar düzenli çalıştığınıza göre değişir; “herkes şu sürede öğrenir” diyen kaynaklara güvenmeyin.

Kaynaklar

Bu sayfadaki sınav bilgileri Goethe-Institut’un kendi resmî belgelerine dayanıyor. Kendiniz de inceleyebilirsiniz:

Bu sayfa sınav hazırlığı üzerinedir. Vize ve aile birleşimi şartları değişebiliyor; kendi başvurunuzla ilgili nihai bilgi için Almanya Büyükelçiliği veya konsolosluğuna danışın.